Ürün Görseli
Türk Siyaseti Seti - 5 Kitap
Yurt Okuyucularına Özel
İndirimli Fiyatı:59,00 TL
Ürün Özellikleri
  • Basım Yeri:İstanbul
  • İlk Basım Yılı:
  • Basım Yılı:
  • Baskı:1
  • Sayfa Sayısı:2450
  • Kağıt Türü:2. Hamur
  • Ebat:13,5 x 21
  • Dil:Türkçe
  • Orijinal Dili:Türkçe
  • Cilt Durumu:Karton Kapak

Komünist Başkan


Fatih Mehmet İsminin Hikâyesi

Kitap Yere Düştü; Baktım, İbrahim Kaypakkaya

 "Nedir Bu? " Dedim? " Bu Ezandır." Dediler

 Süleymancıların Köyünde “Hadi Camiye Gidelim!” Dediler

Kaymakam “Bu kim?” Diye  Şaşırdı

 Hayatımın En Korkunç Dönemi

 Devrimciler Galiba Yanlış Yapıyorlardı

 Askerlere Bildiri Dağıtıyordum

Cem Tutulurken Ben de Eşim de Ağlıyorduk 

 Son 2-3 Sandığa Gelindiğinde, Ben O Kitabı Okuyordum

Terzi Fikri, Mehdi Zana, Juan Manuel Sánchez Gordillo…

 Saadet Partisi'nden Bir Grup Geldi

 Dersim Merkezli Bir Model Yaratmak İstiyoruz

 “İşe Yaradı”  Desinler, Her Şeyimi Veririm

“Ücra” bir coğrafyada kendi halinde  bir yaşam sürdüren Ovacık,  2014’ten bu yana Türkiye’nin ve dünyanın ilgisini

üzerine çekmeyi başarıyor.

Çünkü Ovacık’ta yeşeren umut, Türkiye’ye ve dünyaya yayılıyor.

İnsana, doğaya, kültüre, kısacası cümle varlığa saygılı, birlikte üreten, hakça bölüşen bir sistemin uçları filiz veriyor

Ovacık’ta.

Giderek “Ovacık Modeli” olarak nitelendirilen bu yeni yaşamın

taşıyıcısı, emekçisi, önderi konumundaki kişi ise Belediye

Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu.

Namı diğer “Komünist Başkan”

 

Peki Komünist Başkan kimdir?

Ovacık Modeli nedir?

Elinizdeki kitap,  bu soruların yanıtını verme çabasının sonucu olarak ortaya çıkmıştır.


Yetenekli Bay Zarrab-Kod Adı Çikinova

Bir film düşünün...

Hollywood filmleri gölgesinde kalan!

Amerikalı senaristleri şaşkınlık içerisinde bırakan!

Başrolünde no-name bir oyuncu ama babadan oğula geçen oyunculuk kabiliyetiyle

Oscar’a aday gösterilen...

Tüm zamanların en iyi filmi, en iyi oyuncusu...

Her rolün üstesinden fevkalade bir şekilde gelen, hangi ülkenin vatandaşı olduğu belli

olmayan, koca koca devletleri parmağında oynatan, hayali ihracat ve dolandırıcılığın dünyaya

şemalarla dersini veren, adrenalin tutkusuyla dünyanın en güzel denizlerinde dalan, sıra dışı

iç çamaşırlarıyla girilen gece kulüplerinin müdavimi olan, orospu ile memurun bahşişini işin

başında veren ama bir o kadar da tertemiz yüreği (!) ile Türk ekonomisine tavan yaptıran

“Yetenekli Bay Zarrab”ı anlatıyor bu kitap...

“Çikinova” ticaretinin çarklarının arasında kalan kan emici bürokratları ve Amerika’nın

yargı sistemini... Bu olaylar zincirinin nerede başlayıp nasıl geliştiğini...

Ailesi, eğitimi, gençliği, ünlü merakı, aşkları, evliliği, ticari hayatı, hobileri, fobileri,

dolapları, tutkuları, arkadaşlıkları...

Yakalanması, hapishaneye giden meşakkatli ve sefil yolculuğu...

Sapıklığı... Sanıklığı... Tanıklığı...

Tüm detaylarıyla bu kitapta...

Ne mi olacak bu filmin sonu? Sizce biter mi bitmez mi? Bitmez!

Çünkü o daha karısına Mars’ı alacak!...

 

Medya sektörünün güvenini kazanmış iki tecrübeli araştırmacı gazeteci olan Serdar Cebe ve Can Kamiloğlu’nun, Amerika’daki mahkemeleri bizzat takip ederek yaptıkları iki yıllık araştırmanın sonucu...


Tanıklar ve Belgelerle Bursa Nutku


Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahip ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve inkılapları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu "Bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır." demeyecektir; hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz inkılap ve cumhuriyetin polisi değildir." diye düşünecek fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkûm edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım." Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber beraber bana, İsmet Paşa'ya, meclise telgraflar yağdırıp haklı ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "Ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir."

Binali'nin Puslu Limanı

Bu kitap, 17-25 Aralık soruşturması sonrası Türkiye'deki en büyük vurgunun resmi öyküsüdür. İzmir Limanı'nı saran puslu havanın dağılması ile ortaya çıkan ilişkiler ağını okudukça hayrete düşeceksiniz...

-35 CAN 70 plakalı VIP araç Kuşadası Güzelçamlı Forstina Otel'e kimleri götürdü?
-Binali Yıldırım'ın danışmanı Saim İlcioğlu, Kamu İhale Kurumu'nda Daire Başkanı Mehmet Aydın ile ne görüştü?
-Selahattin Şimşek Malatya Valiliği'ni arayarak gemiler için ne istedi?
-Polis büyük balığı yakaladığında ne yaptı?
-İzmir'den Ankara'ya uzanan takipte fotoğraf karelerinde kimler vardı?
-Sorgusunda lazer kalem ile radar cihazı aldığını söyleyen üst düzey bürokrata verilen jammer nasıl görüntülendi?

Saat Kaç

Depremin üzerinden iki ay geçmişti. Her şey yavaş yavaş eski haline dönüyordu. Yirmi bini aşkın insanın ölümüne neden olan depremden kurtulanlar, kayıpları nedeni ile sevinç yaşayamıyorlardı. Ama yaşam devam ediyordu. Yaralar sarılıyor, tamir edilebilecek her şey tamir ediliyordu. Sevgi, Umut’un yatağının başucunda oturuyordu. Bir ara sevgilisine doğru eğildi ve tane tane, “Umudum, beni duyuyorsan gözlerini kırp,” dedi. Umut gözlerini kırpınca Sevgi yeniden bir ağlama krizine girdi. Kendini tutamıyordu. Sevgilisinin kulakları duyuyor, gözleri görüyordu. O halde umut vardı, yeniden birlikte olmaları için. Yaşıyordu Umut ve bunu daha da ileri götüreceğinden emindi. Gençti, güçlüydü. Yaşamayı ve eskisi gibi olmayı mutlaka başaracaktı…
"ERDAL EMRE" - DİĞER ÜRÜNLER
İnönü Mah. Büyük Atatürk Cad. No: 7/B / Ataşehir / İstanbul / Türkiye   Telefon : 0 (850) 511 13 10     
E-Posta : destek@romansdukkan.com
© 2018 Tüm Hakları Saklıdır